Hepimizin hayatında  “bu benim daha önce  aklıma gelmişti” dediğimiz şuan başkaları tarafından gerçekleştirilmiş fikirlerimiz vardır. Yaratılışımız gereği düşünmek, birşeyler üretmek bize bahşedilen en büyük özelliktir. Bazılarımız bu fikirleri hem kendi kazancına, hem de diğer insanlara fayda sağlayacak işlere dönüştürürler. Peki hepimiz girişimci olabilir miyiz?

Öncelikle girişimcilik nedir? kısaca tanımlayalım. Girişimcilik; hayalleri hayata geçirme sürecidir. Tabi bu süreçte tüm olumlu ve olumsuz sonuçlarda sabır göstermek gerekir. Bir hayali gerçekleştirmek ve bunu gerçekleştirirken kar yapabilmeniz ve gerektiğinde riskler almanız gerekmektedir. Ayrıca sabır da önemlidir. Bir çok kişi fikrini hayata geçirdikten sonra kazanca dönüştüremediği için vazgeçip emeklerini çöpe atar. Bir çok işletme kuruluşundan yıllar sonra bile sıfır kazançla devam eder. Fakat yönetici fikrine ve işletmesine güvenir ve tüm sabrıyla bekler. Bu yaşanmışlıklara çoğunluğumuz ya şahit olumuşuz ya bir gazetede okumuş yada bir röportajda izlemişizdir.

Girişimcilik sadece sermaye veya fikir ürütmek değildir. Her gün onlarca fikir kafanızdan geçer ama somutlaştırdıklarınız yapamadıklarınızdan çok çok azdır. Tabi ki girişimciliğin en temeli fikirdir, fakat o fikri benimsemek o fikirle alakalı donanımlı olmanız gerekir. Girişimci insanlar genellikle özgür ve başkalarının emri altında çalışamayan, yaratıcı ve girişimci potansiyeli yüksek kişilerdir. Cesur ve kendine güvenen, inovatif fikirlere sahip ve başkalarının fikirlerini önemseyen, pozif düşünen, motive eden, işiyle alakalı ileriyi görebilen ve gerektiğinde geri adım atıp tekrar yoluna devam edebilen, liderlik vasıflarına sahip, iyimser, işini seven ve kazanç olanaklarını tespit eden kişiler girişimcilikte başarıya ulaşabilenlerdir.